Kitap Hakkında
Günümüz yaşamı aşırılıkla tanımlanıyor. Her zaman daha fazlası olmalı, asla yeterli olmuyor. Sahip olduklarımızın tadını gerçekten çıkarabilmek için ihtiyaç duyduğumuzdan fazlasına ihtiyacımız var.
Slavoj Žižek’in fazlaya (ve bunun neden zevkli olduğuna) ilişkin bu rehberi, ihtiyaçlarımızdan fazlasının doğası gereği önemsiz ve gereksiz olduğunu savunarak başlıyor. Bununla birlikte, tam da bu fazlalık olmadan, önemli ve gerekli olan şeylerin tadını çıkaramayız. Aslında, fazlalık olmadan, neyin mükemmel miktar olduğunu bile belirleyemeyiz.
Fazlalığın zevkinin kısır döngüsünden kaçış var mı, yoksa sonsuza kadar daha fazlasını istemeye mahkûm muyuz? Žižek, Joker filminden pop şarkılarına, Thomas Aquinas’tan salgınların tarihine kadar birçok konuya değinerek içinde yaşadığımız keyif toplumunu olduğu gibi kabul etmenin, bugün içinde bulunduğumuz siyasi çıkmazları açıklayabileceğini savunur. Peki, ya aşırıya kaçan ‘zevk’ parçacıklarının ne kadar önemsiz ve boş olduğunu, birazcık da olsa kabul etmeye başlarsak, bir çıkış yolu bulabilir miyiz?